3. Türkiye Tiyatro Buluşması


Temmuz 2009

Urla

3. Türkiye Tiyatro Buluşması, Urla’da Urla Belediyesi ve Urla Kızılay Derneği’nin desteği ile gerçekleşti. Bir çok açıdan çok önemli bir festival olarak tarihteki yerini aldı.

İlk buluşmadaki tartışmalardan sonra birlik çalışmaları hızlanmış ve yapılan sonraki toplantılarla, Türkiye Tiyatrolar Birliği kurulmuştu. Birliğin ilk sözcülüğünü, Yenikapı Tiyatrosu üstlenmişti ki sonraki yıllarda da uzun süre bu görevi sürdürdü.

Birlik tartışmalarını bir çatı örgütüne evriltmek için mücadele edenlerin bir araya geldiği 3. Türkiye Tiyatro Buluşmasında, yıllardır bir araya gelemeyen ATÇ (Amatör Tiyatrolar Çevresi) ve İATP-G (İstanbul Alternatif Tiyatrolar Platformu-Girişimi) temsilcileri de yer aldı. Ve sonrasında çatı örgütlenmesi için kurultaylar düzenleme fikri çıktı. İstanbul’da 12 Eylül’de ve Ankara’da Kasım’da Türkiye Tiyatro Kurultayları düzenlendi ve Türkiye Tiyatroları Güç Birliği Platformu oluşturuldu. Bu platformun ömrü uzun sürmeyecek ama birliği zorlayan süreçler ortaya çıkacaktı.

Türkiye Tiyatro Buluşmalarının önerdiği biçimle, Türkiyedeki diğer festivallerde geniş yankı buluyor ve gitgide bu biçim kabul görmeye başlıyordu. Bu festivalin ardındaki yıllarda Urla’da yaşayan gençler bu etkiyi sürdürmeye çalışacaktı.

3. Buluşma’da bir başka ilk de tiyatro ve hatta sanat alanı dışında gerçekleşen “Endüstriyel Futbola Karşı Tribün Gerçeği” paneliyle yaşandı. Halkın Takımı dergisi editörlerinden Hakan Kirezci bu panelde futbol ve sanat arasındaki ilişkinin yanı sıra neden “Topunuz patlasın para babaları” dediklerini anlattı.

Türkiye Tiyatro Buluşması 3. Kez çok farklı çevreleri bir araya getirmeyi başarmış ve yeni kararlar alarak Türkiye tiyatro tarihine not düşmüştü.

“İtalya’da sokağa çıkan, demokratik hak ve özgürlükleri için mücadele eden sanat emekçilerini ve yaratıcılarını selamlıyoruz.”

“Yargının bağımsız ve adil bir işleyişe kavuşturularak, aydınlar üzerinde bir baskı aracı olmaktan çıkarılmasını talep ediyoruz.”

“Medyanın kültür sanat kurumlarını kendine göre biçimlendirme siyasetinden vazgeçmeye çağırıyor, sanatın hiçbir güç tarafından yönlendirilmesini kabul etmiyoruz.”

“Her türlü sansür ve oto sansüre karşı çıkıyor, ifade özgürlüğüne dayalı bir sanatı ve yaratıcılığı savunuyoruz.”