8. Türkiye Tiyatro Buluşması


Ağustos 2014

Seferihisar

8. Türkiye Tiyatro Buluşması, tiyatroya yönelen saldırıların şiddetlendiği bir ortamda başladı. Tiyatro sanatının baskıya, sansüre, yasağa yenilmeyeceğini, tiyatro üreticilerinin hem kendi mesleki alanlarında çürümüşlüğe, hem de toplumun diğer katmanlarındaki uyuşuma karşı duracağı ve değişimi zorlayacağı bir perspektifte hazırlanıldı.

Gerek sözcük kullanımlarının benzerliğiyle, gerekse içerikleriyle kendisini buluşma biçimine evriltmeye çalışılan tiyatroların kimi kurumları göz ardı etmesinin dışında bir sorun olmadığı belirtilerek, rekabet’in mayasının kapitalist hırs düzeni olduğunun altı çizildi. Sanat, hayatı değiştirmek için onlarca biçimle kendini var etmeyi ve var olanları evriltmeyi hedefler. Yıllar boyunca buluşmalarda hedeflenen kendini var etme sürecidir. Bu hayatı değiştirecek başlangıçların da tohumu olmuştur.

“Sevgi üretmiyorsa yüreğiniz siz iyi bir işçi değilsiniz” derken Marks aslında tam olarak bahsettiği belki budur. Yapılan her işin içinde yüreğinizin olmasından bahsediyordur.

Her yaptığı işi paraya tahvil etmeye çalışanlar, Buluşmaların ruhunu anlayamaz elbette. Buluşmalar konuşmayan, birbirini göz göre göre iteleyen, eleştirileri gerçeğe dokunmayan insanlara pratik bir eleştiridir. Buluşmalardan tiyatroların eylemli birlikteliklerinin çıkmasının sebebi budur. Buluşmanın ruhunda adaletsizliğe, eşitsizliğe pratik bir karşı duruş vardır. Bu yüzden de sokakta, köyde, mahallededir. İşte tüm bu şartlar içinde açıkca söylemek gerekirse kazanmamızı sağlayacak tek güç; dayanışmadır!

Başka bir dünya mümkün! Başka bir tiyatro mümkün! Mümkün!

8. Buluşmada Sığacık kalesindeki oyunları binlerce insan seyrederken, atölyelere onlarca insan katıldı. Kamp alanında kalanların sayısı 400’ün üstündeydi. Söyleşiler hiç umulmadığı kadar canlı ve verimli geçti.